+90 505 916 95 14 WhatsApp'tan Yazın

Prof. Dr. Ilgaz YALVAÇ SAĞDIÇ – Göz Hastalıkları Uzmanı

Göz Tansiyonu Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar: Her Göz Ağrısı Tansiyon mudur?

İçindekiler

Göz sağlığı söz konusu olduğunda, toplum arasında kulaktan kulağa yayılan pek çok bilgi mevcuttur. Ancak “göz tansiyonu” ya da tıbbi adıyla glokom hakkında bilinen yanlışlar, hastaların bazen gereksiz yere paniğe kapılmasına, bazen de tedavide geç kalmasına neden olabilmektedir. En çok sorulan sorulardan biri olan “Gözüm ağrıyor, acaba tansiyonum mu çıktı?” sorusu, aslında glokomun doğasını anlamak için harika bir başlangıç noktasıdır. Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, kliniğinde karşılaştığı bu yaygın yanılgıları bilimsel verilerle aydınlatarak, hastaların bilinçli bir süreç yönetmesini hedeflemektedir.

 

Her Göz Ağrısı Glokom Belirtisi midir? Ağrının Kaynağını Anlamak

Halk arasında en yaygın yanılgı, yüksek göz içi basıncının mutlaka şiddetli bir ağrıya neden olacağı düşüncesidir. Ancak gerçek tam tersidir.

  • Açık Açılı Glokom (En Yaygın Tür): Glokom vakalarının yaklaşık %90’ını oluşturan bu türde, göz içi basıncı yıllar içinde çok yavaş yükselir. Göz dokuları bu yavaş artışa uyum sağladığı için hasta herhangi bir ağrı hissetmez. Bu nedenle ağrınızın olmaması, göz tansiyonunuzun olmadığı anlamına gelmez.
  • Akut Açı Kapanması Glokomu (Kriz Hali): Göz ağrısının glokomla doğrudan ilişkili olduğu tek durum budur. Göz tansiyonu aniden çok yüksek seviyelere çıkar; beraberinde şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ışıkların etrafında gökkuşağı halkaları görme eşlik eder. Bu acil bir durumdur.
  • Diğer Ağrı Nedenleri: Çoğu zaman gözdeki batma, yanma veya “basınç hissi” glokomdan ziyade göz kuruluğu, alerji, migren veya uzun süre ekrana bakmaktan kaynaklanan yorgunluk (astenopi) ile ilgilidir.

Özetle, göz ağrısı her zaman tansiyon değildir; ancak “sinsi” glokom türleri hiçbir ağrı yapmadan görmenizi çalabilir. Bu yüzden ağrıya güvenmek yerine ölçüme güvenmek hayati önem taşır.

Yaş, Genetik ve Yaşam Tarzı: “Benim Yaşım Genç, Tansiyon Olmaz” Yanılgısı

Glokomun sadece yaşlılık hastalığı olduğu düşüncesi, genç hastaların muayeneyi aksatmasına neden olan büyük bir yanlıştır. İşte bu konudaki gerçekler:

 Yanlış Bilgi

 Bilimsel Gerçek

 “Glokom sadece 60 yaş üstünde görülür.”

 Glokom bebeklikten itibaren her yaşta görülebilir. 40 yaş sonrası risk artsa da gençlerde de sık rastlanır.

 “Ailemde kimsede yok, ben risk altında değilim.”

 Genetik önemli bir risk faktörüdür ancak glokom hastalarının önemli bir kısmında aile öyküsü yoktur.

 “Kitap okumak veya bilgisayar kullanmak göz tansiyonunu artırır.”

 Bu aktiviteler gözü yorar ama doğrudan göz içi basıncını artırarak glokom yapmaz.

 “Göz numaram değişmiyorsa tansiyonum yoktur.”

 Gözlük numarasının değişmesi (kırma kusuru) ile göz içi basıncı tamamen farklı mekanizmalardır.

 

Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç, özellikle yüksek miyopisi olan gençlerin veya uzun süreli kortizonlu ilaç/sprey kullanan bireylerin, yaşları ne olursa olsun glokom açısından risk altında olduklarını vurgulamaktadır. Modern yaşamın getirdiği dijital yorgunluk glokomla karıştırılmamalı, ancak rutin kontroller asla ihmal edilmemelidir.

Tedavi Hakkındaki Efsaneler: “Ameliyat Oldum, Tamamen İyileştim mi?”

Glokom tanısı alan hastaların bir diğer yanılgısı da tedavinin “geçici” bir süreç olduğu düşüncesidir. Glokom, tıpkı şeker hastalığı veya sistemik yüksek tansiyon gibi kronik bir durumdur.

  1. “Damla Kullanınca Tansiyonum Düştü, Artık Bırakabilirim”: Bu, en tehlikeli yanılgıdır. Göz tansiyonu, damlalar sayesinde düşük seyreder. İlaç kesildiği anda basınç tekrar yükselir ve sinir hasarı devam eder. Tedavi ömür boyu sürer.
  2. “Ameliyat Görmemi Artıracak”: Glokom ameliyatları (Trabekülektomi veya lazerler) kaybedilen görmeyi geri getirmez. Ameliyatın tek bir amacı vardır: Basıncı düşürerek “mevcut görmeyi” ömür boyu korumak.
  3. “Alternatif Tıp ve Bitkisel Çözümler”: Havuç suyu içmek veya özel bitkisel kürler uygulamak göz içi basıncını tıbbi yöntemler kadar düşüremez. Bu tür yöntemlerle vakit kaybetmek, optik sinirin geri dönülmez şekilde hasar almasına neden olabilir.

Glokom yönetimi, doktor ve hastanın uzun yıllar sürecek bir iş birliğidir. Tedavinin başarısı, hastanın hastalığını doğru tanımasından geçer.

Göz tansiyonu hakkında doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak, görme yetinizi korumanın ilk adımıdır. Unutmayın; ağrı bir uyarıcı olabilir ama ağrının olmaması “güvende” olduğunuz anlamına gelmez. Profesyonel bir göz taraması, sinsi düşman glokoma karşı en güçlü silahınızdır.

Sıkça Sorulan Sorular 

  • Gözümde bir dolgunluk hissi var, bu kesinlikle göz tansiyonu mudur? 

Her dolgunluk hissi glokom değildir. Çoğu zaman sinüzit, göz kuruluğu veya yorgunluk bu hisse neden olur. Ancak kesin ayrım için göz içi basıncının ölçülmesi ve görme siniri muayenesi şarttır.

  • Göz tansiyonu (glokom) körlükle mi sonuçlanır? 

Eğer tedavi edilmezse evet, körlükle sonuçlanabilir. Ancak Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç rehberliğinde uygulanan modern tedavi yöntemleri (yeni nesil damlalar, SLT lazer, cerrahi) sayesinde, erken teşhis konulan hastaların %95’ten fazlası ömür boyu görmelerini koruyabilmektedir.

  • Tansiyon hastasıyım, göz tansiyonumun da yüksek olması normal mi? 

Vücut tansiyonu (hipertansiyon) ile göz tansiyonu (glokom) farklı mekanizmalardır. Ancak sistemik yüksek tansiyon, gözdeki damar yapısını etkileyerek glokom riskini artırabilir. Biri varsa, diğerinin kontrol edilmesi her zaman önerilir.

İlgili Yazılar;

Hızlı İletişim Formu

Kişiye özel tedavi planınız için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.